DEPREMİN YARATTIĞI KORKUYLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?

Publish Date: 05/02/2020

SANKO ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİNDEN UZM. KLİNİK PSİKOLOG GÖZDE KIRATLI “DEPREMİN YARATTIĞI KORKUYLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?”

SANKO Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Birimi’nden Uzm. Klinik Psikolog Gözde Kıratlı, korkunun nasıl ortaya çıktığı, hangi etkenlerin korkuyu pekiştirdiği ve arttırdığı konusuna değinerek, deprem korkusuyla nasıl baş edebileceğimiz konusunda şu bilgileri verdi:

Deprem, kontrolümüz dışında gelişen doğal bir afettir. Uyaranın kontrol edilemez olarak algılandığı durumda travmatik stresöre daha yoğun duygusal tepki verilir. Bizi derinden sarsan bir olaya güçlü duygusal ve bedensel bir reaksiyon göstermek normaldir. Depremin büyüklüğüne bağlı olarak ortaya çıkan korku en doğal tepkidir ancak travmatik olabilir.

Korku duygusu, kişinin kendini tehlikede hissettiğinde ortaya çıkan bir duygudur. Her duygu bir ihtiyaç doğrultusunda açığa çıkar. Korku duyuyorsak ihtiyacımız olan şey güvende hissetmektir. Depremle birlikte açığa çıkan korku ilk olarak işlevseldir. Çünkü bu duygu bizim hayatta kalmamıza yardımcı olur. Deprem sonrasında yaşanan artçı sarsıntılar kişinin ilk deprem anını hatırlamasına yol açtığı için korkusunu pekiştirir. Örneğin; depremle birlikte evinden ayrılmak zorunda olan ya da evini kaybetmiş depremzedeler bir süre çadır vb. yerlerde korku duygusundan dolayı kalırlar. Korku duygusunu arttıran etken ise, deprem beklentisi içerisinde olmaktır. Son zamanlarda Google’da en çok arattırılan 4. kelimenin deprem olduğu görülmektedir. Ancak bu kelimeyle “Depremden nasıl korunabiliriz?” değil de “Deprem ne zaman olacak?” sorularına yanıt arandığını görüyoruz. Çünkü sürecin kontrolü ele alınmaya çalışılıyor.

Kişi belki o gün eve girmeyip açık bir alanda kalmaya çalışacaktır. Deprem gerçeğiyle yüzleşerek duyduğumuz korkuyla bilinçlenmek en azından deprem anında ne yapabileceğimizi araştırmak çok daha işlevsel olacaktır. Haberlerden öğrendiğimiz rasyonel bilgilerle ne yapmamız gerektiği konusunda bilinçlensek de sosyal medyada maruz kaldığımız pek çok irrasyonel bilgiler de vardır.

Günümüz teknolojisiyle deprem riskinin olduğu bilinmesine karşın bunun ne zaman olacağına dair tahmin yürütmek mümkün değildir. Ancak bazı sosyal medya hesaplarında bu alanlarda kendini yetkin olarak gösteren kişilerin deprem tahminleri yapmaktadır. İşte bu bilgiler irrasyonel düşüncelere yol açarak korku duygusunun işlevini yitirmesine ve daha da artmasına yol açar. Hâlbuki Amerika gibi ülkelerde deprem tahmini yapmanın belirli cezaları vardır. O tahmin tutmazsa uzman kişi para cezasına çarptırılır. Bu şekilde toplumda panik yaratılmasının önüne geçilmiş olur.

Gerçeği yansıtmayan bu bilgilerden kendinizi korumak için deprem tahminleri yapan sosyal medya hesaplarından takibi çekmek ve uzak durmak gerekir. Depremle birlikte yaşadığınız bu korkuyu yenebilmek için kendinizi, yaklaşık 1 ay kadar süren, doğal iyileşme sürecine bırakmalısınız. Kendinize şimdi ve burada güvende olduğunuzu hatırlatın. Sizi sarsan, korkutan bir deneyim yaşadığınızı ve buna karşı bir reaksiyon göstereceğinizi kabul edin. Olanın yavaş yavaş üzerine giderek zihninizden bir anda uzaklaştırmaya çalışmayın. Sizi anlayabilecek bir kişiyle konuşun, duygularınızı bastırmayın. Duyguları bastırdığınız ya da deprem gerçeğinden kaçındığınız her durumda daha fazla korku duyarsınız. Olası bir deprem sırasında gereğinden fazla korku duyarak paniğe kapılır ve kendinizi korumakla ilgili gerekli davranışları göstermenize engel olursunuz. Oysa korku hayatta kalmamız için bizi motive eder. Acil durum yaşama şansımızı en yükseğe çıkarmak için kısa zamanda çok miktarda enerjiye erişmemizi sağlar. Bedenimiz tehlike geçene kadar ya da doğal iyileşme sürecine kadar acil durumda kalır. Acil durumda kalmak yaşam enerjimizi tahsis ettiği için bu durumdan çıktığımızda çoğu zaman kendimizi çok yorgun hissederiz. Bu süreç tamamlanana kadar her günkü normal islerinizi yapmaya çalışın ve meşguliyetinizi sürdürün. Travmanın yaşamınızı sınırlandırmasına izin vermeyin ama normale dönmek için acele etmeyin. Fiziksel ve psikolojik gerginlikten kurtulmak için egzersiz yapın.