SANKO Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. DAĞLI 24 TV'nin Konuğu Oldu
7/21/2017

SANKO ÜNİVERSİTESİ REKTÖR VEKİLİ PROF. DR. DAĞLI:
“HEKİMLİK EN KUTSAL MESLEKLERDEN BİRİDİR, BİZİ SEÇECEK ÖĞRENCİLERİN MUTLAKA İNSANLARI VE İŞİNİ SEVMESİ GEREKİR”

SANKO Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güner Dağlı, bölgede hizmet verecek sağlık profesyoneli yetiştirmek için kurulan tematik sağlık üniversitesi olduklarını belirterek, “Hekimlik en kutsal mesleklerden biridir. Bizi seçecek öğrencilerin mutlaka insanları ve işini sevmesi gerekir” dedi.

24 Tv’de yayınlanan “Tercih Rehberi” adlı programda Merve Maviş Sunay’ın konuğu olan Prof. Dr. Dağlı, konuşmasına SANKO Üniversitesi’nin kuruluş öyküsüyle başladı.

“1989 yılında kurulan Sani Konukoğlu Vakfı’nın desteğiyle, 1996 yılında faaliyete geçen Özel Sani Konukoğlu Hastanesi bölgede ihtiyacı en çok hissedilen sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla kurulmuştur. Bölgede ilk diyaliz tedavisin yapıldığı hastane, kalp damar hastalıkları için de bir merkez konumundadır” diyen Prof. Dr. Dağlı, şöyle devam etti:

“Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakülteleri olarak eğitim verilen üniversitemiz, tek çatı altında 611 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük özel hastanesi olan Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’ni güçlendirmek, hastanemizde ve bölgemizde hizmet verecek sağlık profesyoneli yetiştirmek için, tematik bir sağlık üniversitesi olarak kuruldu.

Sağlık Bilimleri Fakültemizde Hemşirelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Beslenme ve Diyetetik Bölümlerimiz bulunmaktadır Bunların yanında Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Hemşirelik ve Moleküler Tıp ile Fen Bilimleri Enstitümüzde Biyolojik ve Biyomedikal Bilimlerde Yüksek Lisans (bu program Türkiye’de ilk kez bizde açılmıştır) eğitimi vermekteyiz.”

NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜNÜN ÖNEMİ

Sağlık sektöründe doktorların başı çektiğini ancak, diğer her kademede nitelikli işgücüne sahip olmanın önemine de değinen Prof. Dr. Dağlı, üç yıl önce eğitime başladıklarınkı ve önümüzdeki eğitim döneminde ilk mezunları vereceklerini söyledi.

Öğrencilerin eğitiminde hastaneyi çok verimli kullandıklarının altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “21 yıldır devam eden sistemin üzerine dahil olduk. Hemşirelik Bölümü öğrencilerimiz henüz ikinci sınıfta gözetmen hocalarıyla kliniklerde uygulamaları gözlemlemeye başladılar” diye konuştu.

Tıp fakültesi öğrencilerinin üniversite bünyesinde bulunan 3 simülatör üzerinde hocalarıyla birlikte çalıştıklarına dikkati çeken Prof. Dr. Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öğrencilerimiz öğretim üyelerimizle senaryolar hazırlayarak, hasta ve doktorun yaşayabileceği pek çok durumu görerek, öğrendiler.  Altıncı dönemde yine gözlemci olarak polikliniklerde bulundular, vizitelere katıldılar. Gelecekte nasıl bir mesleğe sahip olacaklarını gördüler. Tıp eğitiminde, usta – çırak ilişkisi çok önemlidir. Pek çok şey ustadan öğrenilir. Hastanedeki uygulamalarla görerek, öğrenmeye başladılar.”

MİSAFİR ÖĞRETİM ÜYESİ PROGRAMI

SANKO Üniversitesi tarafından 3 yıldır başarıyla uygulanan misafir öğretim üyesi programına değinen Prof. Dr. Dağlı, şu bilgileri paylaştı:

“SANKO Üniversitesi olarak uyguladığımız misafir öğretim üyesi programımız var. Her ay, ABD ya da Avrupa’da yaşayan alanında isim yapmış bir Türk bilim insanını bir hafta süreyle üniversitemize misafir ediyor, ulaşım ve konaklamasını sağlıyoruz.

Bu hocamızdan 4 ana başlıkta katkı istiyoruz. Birincisi öğrencilerimizle toplantılar ve dersler yaparak, yaşadığı şehirde, çalıştığı üniversitedeki, enstitüdeki tecrübelerle birlikte, son günlerdeki tartışılan konuları paylaşıyorlar. Ayrıca öğrencilerimizin yurtdışına çıkma, başarılı olamama korkularını yenerek, birebir iletişim kurmalarını sağlıyoruz.

İkinci olarak üniversitemizdeki akademisyenlerle buluşturarak, o enstitüde uygulanan eğitim programlarını ve son dönemde tartışılan konuları incelemelerini, fikir sahibi olmalarını sağlıyoruz. Üçüncü olarak, bölgemizdeki üniversitelerde akademisyenlere ulaşarak konuyla ilgili çalıştaylar organize ediyoruz. Son olarak da halka açık konferanslar düzenliyoruz.”

Prof. Dr. Dağlı, SANKO Üniversitesi’nde, yabancı üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin de görev aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Örneğin, kardiyoloji alanında dünyada isim yapmış ABD’de yaşayan Prof. Dr. Özlem Soran yılda 4 kez 15’er gün üniversitemize gelerek, öğrencilerle projeler planlıyorlar. Bu bize ‘bilgi nasıl üretilir’, ‘bilimsel çalışma nasıl planlanır’, ‘istatistik hesaplamaları nasıl yapılır’ ve en önemlisi ‘bu bilimsel çalışmalar ustaların önünde nasıl savunulur, nasıl tartışılır’ konularında deneyim kazandırıyor.

Tıp fakültesi ikinci sınıf öğrencilerinin bu kapsamda hazırladıkları projelerin 4’ü Ulusal Kardiyoloji Kongresi’nde sunuldu. Öğrencilerimiz daha şimdiden işin mutfak kısmını öğreniyor. Sahip olduğunuz bilgi 5 – 10 yıl sonra eskiyecek. Bu nedenle biz etik değerler çerçevesinde öğrencilerimize bilgiyi nasıl elde edecekleri, bilgiyi nasıl üretecekleri ve bunu insanlığın yararına nasıl sunacaklarını öğretmeye çalışıyoruz yani bir nevi balık tutmayı öğretmeye çalışıyoruz.”

HEKİMLİK EN KUTSAL MESLEKLERDEN BİRİDİR

Sağlık çalışanının, hizmet sektörü çalışanı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Hekimlik, en kutsal mesleklerden biridir, bizi seçecek öğrencilerimizin mutlaka insanları ve işini sevmeleri lazım, hesap vermesi zor bir iştir. Sürekli insanların beklentileri vardır. Günün hangi saati olursa olsun ihtiyacınız olduğunda ya da ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüzde bir doktoru ararsınız” ifadelerine yer verdi.

Sağlık eğitiminde teknik donanımın önemli olduğu kadar, usta-çırak ilişkisinin önemli olduğuna vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sağlık eğitiminde laboratuvarlara, dersliklere ve simülatörlere olduğu kadar, öğrencilerin isteklerini karşılayabilecek, onlara usta ve önder olabilecek öğretim üyelerine de ihtiyaç vardır. Öncelikli olan ise öğrencilerin mutlaka severek ve isteyerek bu mesleği seçmiş olmalarıdır.”

Başarılı öğrencilere farklı burs uygulamaları bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Dağlı, tüm programlarda ilk üçe giren öğrencilerin bir sonraki yıl öğrenim ücretlerinden yüzde 35 indirim hakkı elde ettiklerine dikkati çekti.

Gaziantep’i “çok muhteşem bir şehir” diyerek nitelendiren Prof. Dr. Dağlı, “Gaziantep, Anadolu’nun geleneklerini korumaya çalışan, yaşatmaya çalışan bir şehir. İnsanları seven, yabancıları bağrına basan, güvenli bir şehir. Öğrencilerimiz çok mutlu, günün her saati rahatlıkla Gaziantep’te dolaşma şansına sahipler” diyerek, Gaziantep’e ilişkin değerlendirme yaptı.

Üniversitenin anlaşmalı olduğu öğrenci evlerinde öğrencilerin uygun şartlarda, rahat ve güvenli bir şeklide konakladıklarını dile getiren Prof. Dr. Dağlı, “Sıcak ve güvenli bir aile ortamında çocuklarımızla eğitimlerimiz devam ediyor” mesajını verdi.

ÖĞRENCİLERE ÖNERİLER

Prof. Dr. Dağlı, konuşmasında öğrencilere şu önerilerde bulundu:

“Bu güne kadar öğrendiğiniz bilgiler hep bugüne kadardı. Bundan sonraki öğreneceğiniz bilgiler artık rızkınızı kazanmak için, ömür boyu kullanacağınız bilgiler olacak. Bugüne kadar öğrendiğiniz bilgileri unutabilirsiniz, unutacaksınız da. Ama bundan sonraki bilgiler ne zaman ihtiyacınız olacağını bilmediğiniz ancak bilmek zorunda olduğunuz bilgilerdir. Yapacağınız tercihlerde başarılar diliyorum. Umarım aileleriniz için gurur verici tercihler yaparsınız ve kararınız ülkemiz için de hayırlı olur.”